Nebevi Rukye
isra82

MAKALELER

Rukye Tedavisi

Rukye Tedavisi, Kur’an ve Sünnet Işığında yapılan,ayetler ve hadisler ile sabit olan manevi hastalıklarınıza ve sorunlarınıza tek çare olan tedavi yöntemidir. Rukye Tedavisi ‘ nin kelime anlamı Çoğulu “rukâ, rakiyyu” olan “Rukye”, Arapçada “r.k.y” kökün dengelemekte ve yukarı çıkmak, efsun eylemek ve “fî” harf-i cerriyle, kulağına fısıldamak anlamlarına gelir. Rukye Tedavisi, hastalıkların iyileştirilmesi ve zararın defedilmesi isteğiyle Kur’an okumak ve dua etmek demektir. Bazı kaynaklarda da Rukye: ‘Bir hastalığa, musibete -humma, sar’a vs.- uğrayan kişinin iltica maksadıyla yaptığı dua’ olarak tarif edilmiştir.

 

Rukye Tedavisi

 

Kur’an-ı Kerim’de rukye mastarından türeyen tek kelime, ism-i fâil kalıbında geçmektedir: Kıyamet Suresinin 27. ayetinde  “Tedavi edebilecek kimdir, denir. ” Kıyametin anlatıldığı surede ölümle burun buruna gelen insanlar tasvir edilmektedir. İnsanların kıyamet günündeki durumu, ölmek üzere olan bir hastanın başında, yakınlarının son bir ümit peşinde koşuşturdukları ana benzetilmektedir.

 

Kur’an’ dan Deliller

Cinin insanı çarpması. Yüce Allah şöyle buyuruyor; Faiz yiyenler ancak Şeytanın dokunup çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bakara suresi 275. ayeti meali – Diyanet İşleri Meali.

 

Sünnetten Delil

Cabir B. Abdullah şunu anlattı;

Zaturrika savaşında, Rasullulah ile birlikte yola çıktık.  Harra-tuvakim’deyken bedevi bir kadın ile karşılaştık. Yanında bir erkek çocuğu vardı. Kadın Rasullah’ın yanına gelip Allah’ın Resulü bu benim oğlumdur, O’ nu şeytan çarptı dedi. Peygamber (SAV) çocuğu bana yaklaştır dedi. Kadın çocuğu O’ na yaklaştırınca çocuğun ağzını açtı, Rasullah SAV çocuğun ağzının içine tükürüp Allah’ın düşmanı defol, Ben Allah’ın Resulüyüm dedi ve bunu 3 defa söyledi. Daha sonra “Haydi oğlunla istediğin gibi hareket et. O’ nun hiç bir şeyi kalmadı, başına gelen şey bir daha olmayacak” dedi. 

Kaynak: Taberani, el-Mu’cemu’l Evsat’ta rivayet etmiştir.

 

Şeytan Ademoğlu’ nun damarlarında kanın dolaştığı gibi dolaşır.

Kaynak : Buhari – Müslim

 

Ayetlerden ve hadislerden anlaşıldığı üzere Cin’ ler insanların bedenlerine girebilirler. Çünkü onlar latif varlıklardır aynı hava gibi. Ateşin korun içinde olması, elektriğin tellerde gitmesi gibi. Bununla ilgili insanların binlerce tecrübeleri vardır. Alimlerinde bunlarla ilgili sözleri vardır.

Ahmet b. Hambel’in oğlu şöyle anlatıyor;

Babama bazı insanlar, Cin’in İnsanın bedenine girmeyeceğini iddia ediyorlar dedim. Yavrum onlar yalan söylüyorlar, işte şu onun diliyle konuşuyor dedi.

Cin Risalesi Sayfa 8

 

İbn-i Teyymiye şöyle söylemiştir;

Cin’in insanın bedenine girmesi Ehl-i Sünnet’in ittifakı ile sabittir. 

Fetvalar Sayfa 584